Ağrı’da “kadın sünneti” skandalı: TTB harekete geçti, Sağlık Bakanlığı sessiz!

Ağrı’da özel bir klinikte görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. A.Ç.’nin, sosyal medya hesaplarında “kadın genital mutilasyonu” (kadın sünneti) uyguladığına dair paylaşımlarda bulunması ve bu işlemi bir sağlık hizmeti gibi tanıtması kamuoyunda, sivil toplum kuruluşlarında ve siyasette sert tepkilere yol açtı. Tıbbi otoriteler ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ağır bir insan hakları ihlali, şiddet ve kadın bedenine yönelik telafisi imkansız bir saldırı olarak tanımlanan olay üzerine idari süreç başlatıldı.

TTB’DEN DİSİPLİN SORUŞTURMASI, İHD’DEN SERT TEPKİ

Skandalın ardından Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve ilgili tabip odası, tıbbi etiği ve hukuku hiçe sayan tanıtımları nedeniyle hekim hakkında disiplin soruşturması açıldığını duyurdu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu da yaptığı yazılı açıklamayla olayı kınayarak, uygulamanın hiçbir tıbbi gerekliliği olmadığının ve uluslararası sözleşmelerce reddedildiğinin altını çizdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ağrı’da bir hekimin kadın sünnetine ilişkin reklam yapabilmesi son derece düşündürücüdür. Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın bu olayla ilgili idari ya da adli işlem başlatıp başlatmadığını kamuoyu adına merak ediyoruz. Söz konusu ilan açıkça suç teşkil etmektedir. Kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkını, beden bütünlüğünü hedef alan hiçbir uygulamanın normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz.”

SKANDAL TBMM GÜNDEMİNDE

Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıyan DEM Parti Ağrı Milletvekili Dr. Heval Bozdağ, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bozdağ, hekimliğin temel ilkesi olan “Primum non nocere” (Önce zarar verme) kuralını hatırlatarak; bu müdahalenin kanama, enfeksiyon, üreme sorunları, kronik ağrı ve ağır psikolojik travmalara yol açtığını vurguladı.

Bozdağ, Türkiye’nin CEDAW ve BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereği koruma yükümlülüğü olduğunu belirterek Sağlık Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

-İlgili hekim ve klinik hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır?

-Klinikte kaç kadına bu işlemin uygulandığına dair bir denetim yapılmış mıdır?

-Türkiye genelinde “kadın sünneti” yapıldığına dair kaç şikâyet bulunmaktadır?

-Sosyal medyada tıbbi dayanağı olmayan bu tür uygulamaların tanıtılmasını önleyecek bir denetim mekanizması var mıdır?

-Kadın sünnetinin tıbbi bir işlem sayılamayacağına dair bağlayıcı bir genelge yayımlanacak mıdır?

-Adalet Bakanlığı ile ortak bir yasal düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?

CHP’Lİ PALA: ÜLKEMİZDE VAR OLMASI UTANÇ VERİCİ

Konuya ilişkin bir açıklama da CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala’dan geldi. Yaşanan durumu utanç verici olarak nitelendiren Pala, “Kadın sünneti, kız çocuklarının ve kadınların insan haklarının ihlalidir. Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler bu uygulamanın reddedilmesi çağrısında bulunuyor. Tabip Odası soruşturma açmıştır; Sağlık Bakanlığı da ivedilikle konuya el atmalıdır” diyerek yetkilileri acil eyleme davet etti.

yok

Author: Burak Kaya